92406 kayıt bulundu.
1. isim , isim , isim , isim , Bir işin yapılmasında, gerçekleştirilmesinde veya tamamlanmasında baskı oluşturan güç
1. isim , isim , isim , isim , Gazete, kitap, dergi vb.nin bir defada basıldığı sayı, tiraj
1. bir kimseyi bir işi yapmaya zorlamak, zor kullanmak
2. spor , spor , spor , spor , oyuncunun rahat hareket etmesini engellemek
düz baskıcı
1. isim , isim , isim , isim , İşlenecek kumaşlar üzerine kalıplara resim basan kimse
2. Matbaacılıkta baskı işlerini yapan kimse
3. Kısıtlayan
1. yağmur yağdıktan sonra toprağın üst kısmı sertleşerek tohumlar fidelenip toprak üstüne çıkamamak
1. `kullanılan, işe yarayan değersiz şey, saklanan ve kullanılmayan çok değerli şeyden daha iyidir` anlamında kullanılan bir söz
1. isim , isim , isim , isim , Elâzığ iline bağlı ilçelerden biri
Özel: Evet
Telaffuz : ba'skil
1. isim , isim , isim , isim , Bir masadaki kâğıtların uçmaması için üzerlerine konulan özel biçimdeki ağırlık
1. isim , isim , din bilgisi , din bilgisi , isim , isim , din bilgisi , din bilgisi , Piskoposluk makamı olan büyük kilise, katedral
Lisan : Türkçe baş + Yunanca
Telaffuz : ba'şkilise
su baskını
1. isim , isim , isim , isim , Suç işlediği veya suçluların bulunduğu sanılan bir yere ansızın girme
2. Kısa süreli, beklenmedik saldırı
1. Bu dört kişi güç bela baskından kurtulup bana sığınmış.
1. Bu dört kişi güç bela baskından kurtulup bana sığınmış.
3. Su basması, sel
4. Ansızın çıkagelme
5. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Sertlik, zorluk bakımından üstün
1. Belli bir şey ki bu genç ikisinden de baskın, çekemiyorlar.
1. Belli bir şey ki bu genç ikisinden de baskın, çekemiyorlar.
6. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Benzerleri arasında güç ve önem bakımından başta gelen, başat, hâkim, dominant
1. `düşmanı gafil avlayıp saldıran taraf savaşı kazanır` anlamında kullanılan bir söz
1. karşılaştırma konusu olan kimseyi geçmek, ona karşı üstünlüğünü göstermek
1. ani ve habersiz girmek
1. İbiş'in odasına cennet kuşları baskın vermişti.
1. İbiş'in odasına cennet kuşları baskın vermişti.
2. saldırıda bulunmak
1. suç işlendiği veya suçluların bulunduğu sanılan bir yere ansızın girmek
2. düşmana ansızın saldırmak
3. mecaz , mecaz , mecaz , mecaz , ansızın konuk gelmek
1. Behçet'e bu evin merdiven altındaki bakla gibi odasında baskın yaparlar.
1. Behçet'e bu evin merdiven altındaki bakla gibi odasında baskın yaparlar.
1. düşmanın beklenmedik bir saldırısıyla karşılaşmak
2. bir yerde suçüstü yakalanmak
3. beklenmedik bir zamanda konuklar gelmek
1. Ne çeşit, ne türlüsü olursa olsun baskına uğramayı isteyen olmaz.
1. Ne çeşit, ne türlüsü olursa olsun baskına uğramayı isteyen olmaz.
1. isim , isim , isim , isim , Baskın yapan kimse
1. Baskıncılar bunları bir ahıra doldurup başlarına da birini dikmişler.
1. Baskıncılar bunları bir ahıra doldurup başlarına da birini dikmişler.