Sözlük

Her geçen gün büyüyen ve güncellenen TDE sözlüğü...

92406 kayıt bulundu.

Sırala
baskı grubu
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Bir işin yapılmasında, gerçekleştirilmesinde veya tamamlanmasında baskı oluşturan güç



baskı resim
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Gravür tekniği ile yapılan resim, kazıma resim


baskı sayısı
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Gazete, kitap, dergi vb.nin bir defada basıldığı sayı, tiraj


baskı yapmak
Anlamı:

1. bir kimseyi bir işi yapmaya zorlamak, zor kullanmak

2. spor , spor , spor , spor , oyuncunun rahat hareket etmesini engellemek


baskıcı

İlgili Kelimeler:

düz baskıcı

Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , İşlenecek kumaşlar üzerine kalıplara resim basan kimse

2. Matbaacılıkta baskı işlerini yapan kimse

3. Kısıtlayan


baskıcılık
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Baskıcının yaptığı iş

2. Baskıcı olma durumu


baskıda kalmak
Anlamı:

1. yağmur yağdıktan sonra toprağın üst kısmı sertleşerek tohumlar fidelenip toprak üstüne çıkamamak


baskıdaki altından askıdaki salkım yeğdir
Anlamı:

1. `kullanılan, işe yarayan değersiz şey, saklanan ve kullanılmayan çok değerli şeyden daha iyidir` anlamında kullanılan bir söz


Baskil
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Elâzığ iline bağlı ilçelerden biri


Özel: Evet

Telaffuz : ba'skil

baskılama
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Baskılamak işi


baskılamak fiil
Anlamı:

1. -i , -i , -i , -i , Baskı altına almak


baskılanma
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Baskılanmak işi


baskılanmak fiil
Anlamı:

1. nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , Baskı altına alınmak


baskılı
Anlamı:

1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Baskısı olan


baskılık
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Bir masadaki kâğıtların uçmaması için üzerlerine konulan özel biçimdeki ağırlık


başkilise
Anlamı:

1. isim , isim , din bilgisi , din bilgisi , isim , isim , din bilgisi , din bilgisi , Piskoposluk makamı olan büyük kilise, katedral


Lisan : Türkçe baş + Yunanca

Telaffuz : ba'şkilise

baskın

İlgili Kelimeler:

su baskını

Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Suç işlediği veya suçluların bulunduğu sanılan bir yere ansızın girme

2. Kısa süreli, beklenmedik saldırı

Örnek:

1. Bu dört kişi güç bela baskından kurtulup bana sığınmış.

1. Bu dört kişi güç bela baskından kurtulup bana sığınmış.

3. Su basması, sel

4. Ansızın çıkagelme

5. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Sertlik, zorluk bakımından üstün

Örnek:

1. Belli bir şey ki bu genç ikisinden de baskın, çekemiyorlar.

1. Belli bir şey ki bu genç ikisinden de baskın, çekemiyorlar.

6. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Benzerleri arasında güç ve önem bakımından başta gelen, başat, hâkim, dominant


baskın basanındır
Anlamı:

1. `düşmanı gafil avlayıp saldıran taraf savaşı kazanır` anlamında kullanılan bir söz


baskın çıkmak (veya gelmek)
Anlamı:

1. karşılaştırma konusu olan kimseyi geçmek, ona karşı üstünlüğünü göstermek


baskın vermek
Anlamı:

1. ani ve habersiz girmek

Örnek:

1. İbiş'in odasına cennet kuşları baskın vermişti.

1. İbiş'in odasına cennet kuşları baskın vermişti.

2. saldırıda bulunmak


baskın yapmak
Anlamı:

1. suç işlendiği veya suçluların bulunduğu sanılan bir yere ansızın girmek

2. düşmana ansızın saldırmak

3. mecaz , mecaz , mecaz , mecaz , ansızın konuk gelmek

Örnek:

1. Behçet'e bu evin merdiven altındaki bakla gibi odasında baskın yaparlar.

1. Behçet'e bu evin merdiven altındaki bakla gibi odasında baskın yaparlar.


baskına uğramak
Anlamı:

1. düşmanın beklenmedik bir saldırısıyla karşılaşmak

2. bir yerde suçüstü yakalanmak

3. beklenmedik bir zamanda konuklar gelmek

Örnek:

1. Ne çeşit, ne türlüsü olursa olsun baskına uğramayı isteyen olmaz.

1. Ne çeşit, ne türlüsü olursa olsun baskına uğramayı isteyen olmaz.


baskıncı
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Baskın yapan kimse

Örnek:

1. Baskıncılar bunları bir ahıra doldurup başlarına da birini dikmişler.

1. Baskıncılar bunları bir ahıra doldurup başlarına da birini dikmişler.


baskıncılık
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Baskıncının yaptığı iş